Peron 9 3/4 Forum Index
Peron 9 3/4

 
Peron 9 3/4 Forum IndexFAQSearchRegisterLog in

:: New York; Paslanmış Dişliler ::

 
Post new topic   Reply to topic    Peron 9 3/4 Forum Index -> Diğer Büyücü Yaşam Alanları -> Diğer Şehirler
Previous topic :: Next topic  
Author Message
Elisabeth R. Blackburn
Seherbaz
Seherbaz

Offline

Joined: 17 Jul 2011
Posts: 169
RP Yaşı: 30
Sihirsel Soy: Melez
Lakap: Ell, Rox

PostPosted: Sat 14 Mar - 16:27 (2015)    Post subject: New York; Paslanmış Dişliler Reply with quote

Öncesi: http://hogwartsperon934.webrpg.info/t270-Oda.htm?start=30#p2614

Ayakları tekrar sert zeminle buluştuğunda kolunda keskin bir acı hissetti. "Bir kere de ıskalasın," diye söylendi kolunu ovuştururken. Büyü fazla hasar vermişe benzemiyordu yine de, cisimlenmeleri büyünün etkisini azaltmış olmalıydı. Bir süre elinde asası oldukları yere cisimlenecek kırmızı pelerinli bekledi, peşlerinden gelen kimse olmadığını görünce asasını indir ip çevresini incelemeye başladı. Eski, yüksek tavanlı, ve bir koltuk ve bir sandalye dışında neredeyse boş bir çatı katındaydılar. İçeriyi büyük tozlanmış pencerelerden giren güneş ışığı dolduruyordu. İleride dönerek daha da yukarı çıkan merdivenler ve merdivenlerin arkasından yukarıya devam eden büyük, paslanmış dişliler vardı. Kurtis büyük odanın diğer ucundaki pencerelere ilerlerken merakına yenik düşüp merdiven lerden başını uzatarak yukarı baktı mekanizmanın devamını görebilmek adına. Dev yelkovan ve akrebi hareket etmeyen eski bir saat gördüğünde kaşları havalandı. "Neredeyiz?" 
_________________
Back to top
Publicité






PostPosted: Sat 14 Mar - 16:27 (2015)    Post subject: Publicité

PublicitéSupprimer les publicités ?
Back to top
Kurtis Jay Thornell
Baş Seherbaz
Baş Seherbaz

Offline

Joined: 17 Jul 2011
Posts: 166
RP Yaşı: 33

PostPosted: Fri 20 Mar - 18:01 (2015)    Post subject: New York; Paslanmış Dişliler Reply with quote

Kurtis Elisabeth'e cevap vermek yerine hızlı hareket etmeyi tercih etmişti. İkisi de toparlandıktan sonra kadının soran bakışları altında onun beline sarıldı ve aklına ilk gelen en uzak yere cisimlendi. Bir daha ne zaman geleceğini bilmeden ayrıldığı bu yere iki gün içinde iki kere gelmiş olması ironikti. Ama planları genelde tutmuyordu zaten, ne İngiltere'de daha sakin bir hayat, ne Roche'tan uzak olma planları ne de her şeyden uzaklaşıp Norveç'te yalnız kalmak başarabildiği amaçlar arasındaydı. Her zaman bir hareketlilik olmak zorundaydı, öbür türlü anlatacak bir şeyi kalmazdı.


"Bir kere de ıskalasın." Elisabeth'in ovuşturduğu koluna çevirdi gözlerini. Görünürde bir şey yoktu, eğer tuhaf Autrectrus büyülerinden biri değilse uzun vadede bir sorun teşkil etmeyeceğini düşünüyordu. O yüzden asasını çıkarıp etrafa koruma büyüleri yapmaya başladı. Odada bunların pek de koruyucu oldukları söylenemezdi ama yavaşlattıkları kesindi. "Neredeyiz?" Büyülerle işi bittiğinde kadının yanına gitti. "Bronx, kullanılmayan bir saat kulesindeyiz. Aklıma ilk gelen yer burasıydı, üzgünüm." Etrafta uçuşan tozların, döşemesi yıpranmış koltuğun ve tek ayağı kırık olan sandalyenin pek çekici olmadığının farkındaydı. 


"Oyalanmadan artık çalışmaya başlasak iyi olacak. Adamların neden büyü çalışmayan bir yer sağladıkları artık daha çok anlam ifade ediyor, koruma büyüleri onlara göre fazla basit." Pelerinini çıkarıp asasıyla birlikte koltuğun üzerine bıraktı. Nerede olduklarını nasıl bulmuşlardı hiçbir fikri yoktu, buna kafa yormaları da güzel bir ikinci seçenek olabilirdi. 
_________________
Back to top
Elisabeth R. Blackburn
Seherbaz
Seherbaz

Offline

Joined: 17 Jul 2011
Posts: 169
RP Yaşı: 30
Sihirsel Soy: Melez
Lakap: Ell, Rox

PostPosted: Sun 29 Mar - 14:35 (2015)    Post subject: New York; Paslanmış Dişliler Reply with quote

"Bronx," Demek New York'taydılar. Daha önce görev amaçlı birkaç kez gelmişti New York'a, yine de pencereden bakıp nerede oldularını anlayacak kadar çevreyi tanıma fırsatı olmamıştı hiçbir zaman. "Kullanılmayan bir saat kulesindeyiz. Aklıma ilk gelen yer burasıydı, üzgünüm." Elisabeth omuzlarını silkerken, titizlik yapıp ortamı beğenmemek gibi bir lüksleri olnadığını düşünüyordu. Eğer Autrectrus takip etmelerini sağlayacak bir büyü yapmamış ya da üzerlerine bir tılsım yerleştirmemişse, burası belki de güvende olacakları nadir yerlerdendi.

"Oyalanmadan artık çalışmaya başlasak iyi olacak. Adamların neden büyü çalışmayan bir yer sağladıkları artık daha çok anlam ifade ediyor, koruma büyüleri onlara göre fazla basit."
Adama ayak uydurarak o da pelerinini çıkarıp asasını bıraktı. Az önceki baskın vakitlerinin daha da kısaldığını gösteriyordu.

Dövüş pozisyonu alırken kaslarının ne kadar ağrıdığını düşündü. Kolları ve bacakları kaslarına yerleşmiş kramplar yüzünden en ufak hareketinde bile kadını zorluyordu. Az önce Kurtis'le yataktayken bunu düşünmüyordun Ell... Yüzünü buruşturup kollarını esnetti, çalışmaları bittikten sonra ağrılarını dindirecek birkaç iksir hazırlayabilirdi.

Tekrar çalışmaya başladıklarında önceki seferleri aklından geçirip öğrendiklerini uygulamaya başlamıştı. Kurtis'e savurduğu yumruklar isabetli ve sertti. Karşı saldırıları da geçiştirmek konusunda daha iyiydi. Yine de gücüne güvenerek değil de çevikliğine dayanarak dövüşmeye çalışmak içgüdülerini epey yoruyordu. Kurtis'in sol yanağına doğru salladığı ve adamın sağa hızlı bir manevrayla kurtulduğu yumruğunun ardından üzerine gelen tekmeden son anda eğilerek kurtuldu. "Belki de görüntünü değiştirmelisin Kurtis," dedi yumruğunu adamın beline doğru atarken. "Dairene geldiklerine göre senin de, yani Leigh'nin de işin içinde olduğunu anlamış olmalılar." Adam o konuşurken yumruğu zahmetsizce savuşturmuş, kadının konuştuğu sırada attığı ardarda darbelerin sonuncusunu da karnına isabet ettirmişti. Elisabeth sendeleyerek bir iki adım geriledi. Çalışmaya başladıklarından beri bu sık sık olan bir şeydi, bu yüzden canının acımasına aldırmadan tekrar pozisyon alarak Kurtis'e döndü. "Yaşadığın yeri öğrendiklerine göre Milescurus'un içine de sızmış olabilirler mi?"

_________________
Back to top
Kurtis Jay Thornell
Baş Seherbaz
Baş Seherbaz

Offline

Joined: 17 Jul 2011
Posts: 166
RP Yaşı: 33

PostPosted: Tue 14 Apr - 22:12 (2015)    Post subject: New York; Paslanmış Dişliler Reply with quote

"Belki de görüntünü değiştirmelisin Kurtis. Dairene geldiklerine göre senin de, yani Leigh'nin de işin içinde olduğunu anlamış olmalılar." Elisabeth'i dinliyor olsa da beynini hareketlerine yoğunlaştırmıştı. Kadının birkaç yetersiz hareketini savuşturduktan sonra karnına attığı yumruk üzerine bir süre duraksadı. Zaten Elisabeth de gerileyerek kendisinden uzaklaşmıştı. "Yaşadığın yeri öğrendiklerine göre Milescurus'un içine de sızmış olabilirler mi?" Bunu kendisi de düşünmüştü ama sızmaya ihtiyaçları var mıydı bundan emin değildi. Adamlar bir yandan o kadar ilkel bir yandansa o kadar gelişmişlerdi ki onların bir yere sızdıklarını iddia etmek bir anlamda hakaret gibi geliyordu.

"Milescurus'a sızmadıklarını düşünmeyi tercih ediyorum. Yoksa eğer Autrectrus'tan kurtulursak daha büyük sorunlarım olacak." İşin bir de bu boyutu vardı Kurtis-Leigh için. Milescurus bir seherbazla birlikte olduğu için peşine düşecekti ve Sihir Bakanlığı da kimliğinin açığa çıkmasından pek memnun olmayacaktı. Ama bunlar sonra düşünmesi gereken şeylerdi. Elisabeth'ten gelen bir yumruğu daha savuşturduktan sonra karşı hamleye hazırlanıyordu, vücudu kadına göre çok daha büyük ve ağır olduğu için ondan daha yavaş hareket etmişti. Fazla hırpalamamak adına gücünü de olabildiğince kısıtlamaya çalışıyordu. Bunun kendisine getirisini ise hesaplayamamıştı. Elisabeth'in kemikli yumruğu burnuyla buluştuğunda gözlerinin yaşarmasını engelleyemedi. Kadın gücünü son damlasına kadar kullanmakta bir sakınca görmüyordu. Kurtis'e zarar vermiş olmak onu da keyiflendirmiş gibiydi ki dikkati dağılmıştı. Bu kısa an Kurtis'e onu alt etmesi için yeterliydi. Kadının boynuna kolunu dolayarak boğazına bastırdı. Deneyimlerinden öğrendikleriyle kafasını arkada tutuyordu. Bu pozisyondan kurtulabilmeyi öğrenmeliydi, yoksa etkisiz hale gelmesi ya da boğulması çok zaman almayacaktı. Kurtis'in karnına geçirdiği dirsekler pek etkili olmuyordu çünkü nefesi kesildiği için gücü de gittikçe azalıyordu. Onu bıraktığında nefes nefese kalmıştı.

Kadını kendisine gelmesi için rahat bırakıp pelerinini aldı. Cebinden küçük bir bıçak çıkarıp ona uzattı. "Bunu kolay ulaşabileceğin bir yere koy. Bu pozisyondan başka türlü kurtulamayabilirsin." Cebi biraz karıştırdıktan sonra bir şişe su çıkarıp onu da Elisabeth'e verdi. Bir ara çıkıp bir şeyler de atıştırmaları gerekecekti.
_________________
Back to top
Elisabeth R. Blackburn
Seherbaz
Seherbaz

Offline

Joined: 17 Jul 2011
Posts: 169
RP Yaşı: 30
Sihirsel Soy: Melez
Lakap: Ell, Rox

PostPosted: Wed 15 Apr - 21:11 (2015)    Post subject: New York; Paslanmış Dişliler Reply with quote

"Milescurus'a sızmadıklarını düşünmeyi tercih ediyorum. Yoksa eğer Autrectrus'tan kurtulursak daha büyük sorunlarım olacak." Adam haklıydı, eğer Milescurus içine sızmışlarsa, Leigh hikaye olacaktı.  Hala İngiltere'de birlikte çalışıyorken içten içe bunu dilediğini hatırladı; en ufak bir hatasında adamın hayatına mal olabilecek bir görevdi ne de olsa. Bir de, Leigh'nin bir karakter olmaktan çıkıp gerçeğini ele geçireceğini düşünmeden edemiyordu, adamın kanına işleyeceğini ve onu değiştireceğini... Haksız da sayılmazdı, Oslo'da onu ilk gördüğünde adamın gözlerindeki Kurtis'e ait o ışıltıdan iz yoktu. Yine de bu iki gün içerisinde çok şey olmuştu ve Elisabeth'in Kurtis'in sadece derinlere gömülmüş olduğunu görmesi de fazla vaktini almamıştı. Adama yumruğunu sallarken bu düşüncenin onu rahatlattığını fark ettiğinde hafifçe gülümsedi kendi kendine.

Yumruğundan ustaca kurtulan Kurtis'in atağa geçtiğini gördü. Kafasını dolduran düşüncelerden kurtuldu ve hamlesine odaklandı. Üzerine gelen saldırının yavaşlığından fırsat bilerek adamın kollarının altından aştı ve yumruğunu yüzüne savurdu. Eli Kurtis'in burnuyla buluştuğunda kendisi de darbenin sertliğine şaşırmıştı. Adamın gözlerindeki yaşları gördüğünde dudaklarını birbirine bastırdı. Ona tüm gücünü kullanmasını söyleyen oydu ne de olsa.

Adamın bu kadar çabuk geri saldırıya geçeceğini düşünmemişti elbette, aklından biraz mola verip soluklanmak geçiyordu. Kurtis koluyla kadını boynundan kavrayıp soluk borusuna bastırmaya başladığından dirsekleriyle adamın karnına hamleler yapıyordu. Ancak gittikçe nefessiz kalırken iç güdüleri ona dirsek atmasını değil elleriyle adamın kollarını çekiştirmesini söylüyordu ki bu pek de işe yaramazdı.

Kurtis sonunda boynunu serbest bıraktığında dizine bir elini yaslayıp eğilerek derin nefesler almaya başladı. boşta olan elini boyduna götürdüğünde adamın sesini duyup başını kaldırdı. "Bunu kolay ulaşabileceğin bir yere koy. Bu pozisyondan başka türlü kurtulamayabilirsin." Uzattığı bıçağa kısa bir süre baktıktan sonra doğrulup bıçağı aldı.bir süre elinde tutarak alışmaya çalıştı. Birine bununla zarar vereceği düşüncesi onu rahatsız ediyordu. Asayla saldırmaktan daha farklıydı, bayıltmak, hareketsiz bırakmak gibi seçenekler yoktu. Siyah ve beyazdı sadece. Öl ya da öldür... Sonunda elleri kana bulanmak zorundaydı ve ellerindeki kanın kendi kanı olmamasını istiyorsa, bunun yanlışlığı üzerine daha fazla düşünmeyi bırakmalıydı.

Önce aklına botu gelmişti ama bıçağa kolay ulaşmalıydı, bu nedenle belindeki kemerden geçirdi. Kurtis'in uzattığı suyu alıp kendini eskimiş koltuğa bıraktı. Suyun büyük kısmını içti, geri kalanınıysa terlemiş boynundan aşağı döktü. O an ılık bir duşa hayır demezdi. "Geceyi geçireceğimiz güvenli bir yer biliyor musun? Burada mı kalacağız?" Kadın tozu ve yatacak bir yatağın olup olmamasını umursamıyordu. Büyük odayı kaplayan devasa pencereler güvenlik hissi yaratmıyordu.

 
_________________
Back to top
Kurtis Jay Thornell
Baş Seherbaz
Baş Seherbaz

Offline

Joined: 17 Jul 2011
Posts: 166
RP Yaşı: 33

PostPosted: Thu 16 Apr - 10:04 (2015)    Post subject: New York; Paslanmış Dişliler Reply with quote

"Geceyi geçireceğimiz güvenli bir yer biliyor musun? Burada mı kalacağız?" Kurtis düşünceli bir şekilde başını salladı bu soru üzerine. Burada kalamazlardı ama nerede güvende olurlardı onu da bilmiyordu. İnsanlarla en az iletişime geçecekleri bir yer olmalıydı, onları sorgulamayacak bir yer... Muggle'ların arasına karışmak iyi bir fikir olabilirdi ama görüntüsünde birkaç oynama yapması iyi olacaktı. Elisabeth'e de geçici bir biçim değiştirme büyüsü uygulayabilirlerdi.

Saçları uzayıp kumrala dönüşürken gözleri irileşmiş ve kahverengi olmuştu. Burnuyla oynamayı pek sevmiyordu, bu halini korumasında sakınca yoktu ama dudakları biraz daha incelmişti. Saçlarıyla biraz oynayıp karıştırdı. Ardından Elisabeth'e döndü. Sıra ondaydı. Fazla bir değişiklik yapamazlardı ama saç rengini değiştirmek bile onlara zaman kazandırırdı. Kadının saçlarını da sarıya döndürdükten sonra oradan çıkmaya hazırdılar. "Gideceğimiz yer bundan daha güzel olmayacak ama ölümümüzü geciktirecektir." Sırıtmaya benzer bir dudak hareketinin ardından kadını elinden tuttu, her şeyi muggle usülü yapacaklardı bir süre. Merdivenlerden inip şehrin gürültüsüne karıştılar.
_________________
Back to top
Contenu Sponsorisé






PostPosted: Today at 15:39 (2018)    Post subject: New York; Paslanmış Dişliler

Back to top
Display posts from previous:   
Post new topic   Reply to topic    Peron 9 3/4 Forum Index -> Diğer Büyücü Yaşam Alanları -> Diğer Şehirler All times are GMT + 2 Hours
Page 1 of 1

 
Jump to:  

Index | Administration Panel | Create own forum | Free support forum | Free forums directory | Report a violation | Conditions générales d'utilisation
HalloweenOclock © theme by larme d'ange 2006
Powered by phpBB © 2001, 2005 phpBB Group