Peron 9 3/4 Forum Index
Peron 9 3/4

 
Peron 9 3/4 Forum IndexFAQSearchRegisterLog in

:: Ester HollandEnclomed'or ::

 
Post new topic   Reply to topic    Peron 9 3/4 Forum Index -> RP'ye Giriş -> Seçim Bölgesi -> RP Puanlama -> RP Puanı Alma
Previous topic :: Next topic  
Author Message
Ester HollandEnclomed'or


Offline

Joined: 19 Jul 2013
Posts: 2
Féminin
RP Yaşı: 17
Sihirsel Soy: Safkan
Lakap: Est/Holl

PostPosted: Fri 19 Jul - 12:41 (2013)    Post subject: Ester HollandEnclomed'or Reply with quote

"Avec mes souvenirs,
J'ai allumé le feu.
Mes chagrins, mes plaisirs.
Je n'ai plus besoin d'eux!


Balayées les amours,
Et tous leurs trémolos.
Balayés pour toujours,
Je repars à zéro." 
 
 
 
 
 
Küçük Holland, klasik sabah şarkısıyla güne merhaba demişti. Bu evde annesi ve daha yeni yaşlarına girmiş ikiz kardeşleriyle yaşardı. Küçük bir villaydı. Kardeşlerinin doğum gününde ölen babasından sonra annesi ve kardeşleriyle beraber Fransa'dan uzak bir hayat yaşıyorlardı İngiltere'de. Hayatları birkaç ay önce değişmişti ama değişmeyen tek şey sabahın ilk saatleri olmuştu. Minik bedenini yataktan kaldırdı. İlk durağı kardeşlerinin odası oldu. İkisi de yataklarında mışıl mışıl uyuyorlardı. Daha sonra mutfağa, annesinin yanına gitti. Annesi her ikisi için önceden kahvaltı hazırlamış, şimdi ise ikizlerin kahvaltılarını hazırlıyordu. Hızlıca banyoya ilerledi. Yüzünü yıkadı ve aynadan kendine baktı. Gözleri tıpkı amcası gibi koyu ela rengindeydi ama onun dışında annesinin kopyasıydı. Böyle dururken amcasını ve babasını çok özlediğini anladı. Banyoda on dakika kadar durduktan sonra mutfağa doğru ilerledi. İkizler çoktan yemek masalarına oturmuş annesi de onları yediriyordu. 
 
"Günaydın hayatım." 
 
 
"Günaydın anneciğim."
Daha fazla konuşmadı Holland. Zaten sabah muhabbetleri bu kadardı. Birkaç aydır annesi onu konuşmak için zorlamıyordu. Çünkü büyük bir şok yaşamıştı. Babası gözleri önünde, karanlık yandaşları tarafından öldürülmüştü. Annesi ve kardeşleri Fransa'daki malikhanelerindeyken babasının ölümüne tek tanık o olmuştu. O parlak yeşil ışık hayatının en büyük kabusu olmuştu.


Kahvaltısını yapıp odasına gitti. Eline kağıt kalem alıp bir şeyler çizmeye başladı. 7 yaşındaydı ama yaşadıkları onu olgunlaştırmıştı. Ama o hala çocuktu. Özellikle babasının ölümünden sonra çok fazla resim yapmıştı. Annesi şifacılara bunun nedenini sorduğunda psikolojik olarak içini rahatlatma cevabını almıştı. Annesi bu yüzden ona resim dersi aldırıyordu ve resim yapması için Hollan'ı teşvik ediyordu.


"Tık tık tık"


Holland evin kapısının tıklatıldığını duyunca şaşırdı. Sabahın ilk saatlerinde kimse evlerine gelmezdi. Hatta, neredeyse, gün boyunca evlerine kimse gelmezdi. çünkü evlerinin yerini amcası dahil kimse bilmiyordu. Masasından kalkıp usulca odasının kapısını açtı ve merdivenlere doğru yol aldı. Merdiven aralığında annesini gördü. Kucağında ikizler vardı. Annesi telaşlıydı. Karşısında her kimi gördüyse korkmuştu, bu suratından belliydi. Annesi bir süre sonra ikizleri yere bırakıp asasını kapıdaki kişiye doğrulttu. Bu sırada ikizler olanlardan bir şey anlamadan mutfağa gittiler. Annesi kapıdaki kişiyle olan sessiz kavgası devam ediyordu. O an anlayamadığı bir büyü sesi duydu ve mutfak alev aldı. Annesi çığlık atarak mutfağa doğru ilerledi ama kapıdan ona doğru gri bir ışık geldi ve annesi yere yığıldı. Bu sırada mutfaktan çığlıklar geliyordu. Yavaş yavaş merdivenlerden aşağı kata gitti. Annesi bu sırada eline asasını alıp bir büyü yaptı ve büyü kapıdan dışarı çıktı. Bu olay karşısında hızlıca annesinin yanına gitti. Annesi ölmemişti. Kadın onu gördü ve ona el işaretiyle gel dedi.


"Birazdan bakanlıktan gelenler olacak hayatım. Amcan da gelecektir. Bu yüzden sakın korkma ve sana bir şey olmasına asla izin verme. Ve..." dedi, hem yorulmuş hem de elini boynuna götürmüştü.


"Bu kolyeyi sakın kaybetme Holland. Bu kolyeyi tak ve hayatının sonuna kadar asla çıkarma." dedi ve sustu. Bir daha da konuşmadı.


Bu sırada mutfakta çıkan yangın evi sarmaya başlamıştı. Holland ne yapacağını bilemeden etrafında dolandı. Kolyeyi boynuna taktı ve annesine baktı. Hiçbir tepki yoktu. Anlamıştı, annesi de babası gibi ölmüştü. Önceden mutfaktan gelen çığlıklar son bulmuştu ve alev evi içine aıyordu. Hızlıca odasına çıktı ve resim çantasını alıp tüm resim malzemelerini ve resimlerini çantaya koydu. Ardından masasının üstünde duran amcasıyla olan fotoğrafını ve ailesiyle olan fotoğrafını da bu çantaya koydu. Amcasının ona doğum gününde aldığı oyuncak bebeği de yanına aldı ve aşağı kata indi.


Tam Holland merdivenlerden inerken mutfaktaki yangın merdivenlere sıçramıştı. Hızlıca inmeye çalışırken son dört basamak çöktü ve kendini yerde buldu. Ağlamamaya çalışarak yerden kalktı. Dizleri kanıyordu. Yangın sokak kapısına sıçramadan dışarı çıktı ve eve baktı. Annesinin bedeni alevler içinde kalmıştı. Kardeşlerinin küçük bedenlerinin de alevler içinde kaldığını fark etti ve çığlığını yutarak dışarıya doğru döndü. Ne yapacağını bilemiyordu. Amcası gelecekti, annesi ona asla yalan söylemezdi fakat amcasını nerede bekleyeceğini hiç bilmiyordu. Bu yüzden evden biraz uzaklaştı ve yere oturup amcasını beklemeye başladı.


Alevler evi tamamiyle kaplamıştı ki bir grup evin biraz ilerisinde belirdi. Holland önce korktu. Oradan kalkıp uzaklaşacağı sırada amcasını fark etti ve amcasını görür görmez ona doğru koştu. Amcası onu kucağına alıp sarıldı ve böylece bir süre kaldılar.



Yangın söndürülmüştü ve evden bu sırada üç ceset torbası çıkmıştı. Holland torbalara ve ebatlarına bakınca onların kim olduğunu anlamıştı. Zaten de kim olduklarını biliyordu. Holland dayanamayıp ağlamaya başlamıştı. Babasının ölümüne tepki veremeyen Holland en sonunda tepki verip ağlamıştı. Amcası sadece sıkıca sarıldı ona, sarılmakla yetindi. Holland ağlamasını kesene kadar böyle devam etti. Bittiğinde ise onu kucağından indirip gözlerinin içine baktı.


"Şunu sakın unutma Holland. Ne olursa olsun, bizim seninle çok güzel ve mutlu bir hayatımız olacak. Herkes bizim mutluluğumuzu kıskanacak. Fransa'da bambaşka bir hayatımız olacak" dedi ve onu alıp evin oradan uzaklaşmaya başladılar.


Nasıl mutlu olacaktı ki Holland? Babası, annesi ve kardeşleri yokken nasıl mutlu olmayı başarabilecekti? Evet, doğru amcasını çok seviyordu hem de çok seviyordu. Birkaç aydır amcasından haber alamamıştı ve onu görememişti. Ama şimdi tam karşısındaydı ve Holland'a, özlediği aynı zamanda korkulu rüyalarının kaynağı Fransa'yı vaad ediyordu. Amcasının dediğini inanmayı çok istiyordu. Zamanın onu inandıracağını biliyordu. Bunu düşünmesi hoşuna gitti. Zaman... Geleceğin güzel olacağına inanması için çok zamanı vardı.
Back to top
Publicité






PostPosted: Fri 19 Jul - 12:41 (2013)    Post subject: Publicité

PublicitéSupprimer les publicités ?
Back to top
Display posts from previous:   
Post new topic   Reply to topic    Peron 9 3/4 Forum Index -> RP'ye Giriş -> Seçim Bölgesi -> RP Puanlama -> RP Puanı Alma All times are GMT + 2 Hours
Page 1 of 1

 
Jump to:  

Index | Administration Panel | Create own forum | Free support forum | Free forums directory | Report a violation | Conditions générales d'utilisation
HalloweenOclock © theme by larme d'ange 2006
Powered by phpBB © 2001, 2005 phpBB Group