Peron 9 3/4 Forum Index
Peron 9 3/4

 
Peron 9 3/4 Forum IndexFAQSearchRegisterLog in

:: Aptallığı Metal Müzikle Giderme Çabası ::

 
Post new topic   Reply to topic    Peron 9 3/4 Forum Index -> Hogwarts Cadılık ve Büyücülük Okulu -> IV. Kat -> Kütüphane
Previous topic :: Next topic  
Author Message
Joshua Lance Harris
Büyücü
Büyücü

Offline

Joined: 17 Aug 2011
Posts: 108
RP Yaşı: 17
Sihirsel Soy: Safkan
RP Sevgilisi: -
Lakap: Josh, Lance
Quidditch Mevkisi: Arayıcı

PostPosted: Thu 12 Apr - 17:06 (2012)    Post subject: Aptallığı Metal Müzikle Giderme Çabası Reply with quote

Kolundaki kitapları bırakırken Josh derin bir nefes verip kendini masanın yanında uzanan sıraya bıraktı. Sırtını soğuk taş duvara yaslarken bacaklarını sıraya çıkardı, elini cebine atıp şu sporculara verilen kalorili çikolata barlarından bir tanesini çıkardı. Büyük bir ısırık alırken boynundan sarkan muggle kulaklıklarını taktı. Müziğin ritmine odaklanarak kafasından neredeyse on gündür gitmeyen o görüntüyü silmeye çalıştı fakat nafile, o an beynine öyle bir kazınmıştı ki… Elindeki bara nefret dolu bir bakış attı - neredeyse o kıtırları kaplayan çikolatayı bakışlarıyla eritecekti - ve birkaç metre ötedeki rafın yanındaki çöp kutusuna fırlattı; ne de olsa kilo almaya, ya da sağlıklı kalmaya çabalamasına gerek kalmamıştı, değil mi?


Neredeyse bir aydır iki katı kadar yemek yiyordu, yine de zayıfladığını inkar edemezdi. Bileğindeki yaralar iyileşmeye yüz tutmuşken tekrar açılıyor, kanı Kat’in soğuk damarlarını dolduruyordu. Ta ki o güne kadar. Ne kadar da salaktı… Ne düşünmüştü ki? Kat’in kız arkadaşı olduğunu mu? Ona kanını kendisi teklif etmişti, sırf kız kanını içiyor diye özel bir anlam çıkarmak büyük aptallıktı. Ve öpüştükleri gerçeği… Her şeyi anlamak için kızı başkasıyla görmesi gerekiyordu demek. O gün o sınıfa hiç girmemiş olmayı diledi, o sahneye hiç tanık olmamış olmayı... Birbirine dolanmış çıplak vücutlar, çocuğun nefes alıp verişine karışan Kat’in inleme sesleri ve göz göze geldikleri o an… Sanki hayatında Josh’ı ilk defa görüyor gibiydi, soğuk, tepkisiz… O an kızın üzerindeki o tanımadığı çocuğa yağdırmak istediği lanetler bir ölüm yiyenin bile aklına zor gelecek türdendi. Aggh!


“Şşşş!”İçindeki nefreti bağırarak dışa yansıttığının farkına vardığında yumruğu tam masaya çarpmak üzereydi. Kendini toparladı, masadaki kitaplardan bir tanesini alarak açtı ve yüzünü kitabın arkasına gizleyerek az önce onu uyaran kütüphane görevlisinin alev saçan bakışlarından saklandı. Kitaptaki kelimeler, siyah mürekkeple yapılmış karalamalardan farksız görünürken gözüne Katarzyna’yla o günden beri konuşmadığı, göz temasından bile kaçındığı geldi aklına. Bu süre boyunca kızın neyle beslendiği hakkında hiçbir fikri yoktu. Bu işe, karşılığında kızdan bir şey beklemeden başladığını hatırladı. Kızı yüzüstü bıraktığı için kendini suçlu hissediyordu… Fakat öfkesi o an çok daha ağır basıyordu!


Burnundan soluyarak kulağındaki müziğin sesini iyice açtı. Belki de başka kızlarla takılmalıydı, bulmak da peşinde dolaşan bir kız grubu varken pek zor olmazdı. Kitabı hafifçe indirdi ve üzerinden karşı masada oturan kızı süzdü. Uzun kumral dalgalı saçları esmer teninin göründüğü omuzlarına iniyordu, sevimli bir yüzü ve yeşil gözleri vardı. Alımlıydı. Kız onu fark ettiğinde göz göze geldiler, Joshua Max’in nasıl davrandığını aklına getirerek kayıtsız kalmak yerine dudağının yanını hafifçe yukarı kaldırarak sırıttı. Kızın kıkırdayışını ve alt dudağını istemsizce dişleyişini izledi. Bir şeyler eksikti, gözleri kızda neyin eksik olduğunu aradı bir süre. O ölümsüzlere ait insanüstü ışık… Josh’ın dudakları düşerken kız hayal kırıklığıyla masadan kalktı ve kütüphanenin dışına doğru yürüdü. Gözleri bile genç vampiri bu kadar özlemişken kendisini uzak tutmak bir hayli zordu. Fakat kararlıydı Josh, bir daha aynı aptallığa düşmeyecekti!
_________________
Back to top
Publicité






PostPosted: Thu 12 Apr - 17:06 (2012)    Post subject: Publicité

PublicitéSupprimer les publicités ?
Back to top
Katarzyna Dolinska
Vampir
Vampir

Offline

Joined: 22 Nov 2011
Posts: 111
RP Yaşı: 21
RP Sevgilisi: Değişken.
Lakap: Kat.

PostPosted: Thu 26 Apr - 13:36 (2012)    Post subject: Aptallığı Metal Müzikle Giderme Çabası Reply with quote

Şakaklarını ovmaya başladı Katarzyna. Suratına vurmakta olan şömine alevi başını daha da ağrıtıyordu. Yine de yer değiştirmek istemiyordu; çünkü ortak salon dışındaki herhangi bir yerde kiminle karşı karşıya gelebileceğini adı gibi biliyordu: Joshua. Hayat ne kadar garipti, değil mi? Hogwarts öğrenimi boyunca hep bulanıkları özümseyememiş, diğer binalardaki insanları niteliksiz sınıfına koyup, uzak durmaya özen göstermişti. Oysa şimdi… Ona neden böyle davrandığını bilmiyordu. Hayır, adı gibi biliyordu, yalnızca bilmek istemiyordu. Bu normal değildi. Dördüncü sınıf bir Hufflepuff öğrencisinden kaçması hiç de normal değildi. Anlık bir cesaretle ayaklanır gibi oldu; ama nafile.


Josh ile iletişim kurmayı gerçekten denemişti. Büyük salonda her akşam gözünün içine patavatsızca bakmıştı; fakat hayır, Harris bir keçi kadar inatçıydı. Pek haksız sayılmazdı aslında. Kat de onu başka biriyle sevişirken bassa sinirlenirdi, yani mutlaka delirir ve kızı oracıkta parçalardı. Yine de bu Josh’tı ve Kat’e zorunlu bir biçimde bulunduğu katkı dışında bir şeyler hissetmiyordu. Slytherinli Louramo ile beraber basıldığı an tekrar gözleri önüne geldi. Aşırı zevk sebebiyle, gözleri yuvalarından adeta fırlamış, tüm bedeni terle dolmuştu. Yeniden doğmuştu Dolinska ve Joshua Lance Harris hafızasından tamamen silinmişti. Ansızın, sualsizce.


Neyse ki üstün bir koku yeteneği oluşmuştu artık. Josh’ın kokusu da ezberinde olduğu için yapması gereken tek şey ne diyeceğini düşünmekti. Ve eğer onu dinlemek istemezse, kaba kuvvet kullanmaktan da çekinmeyecekti. Acaba nasıl bir tavır takınmalıydı, her zamanki gibi umursamaz mı olacaktı? Hayır, bu büyük ihtimalle çocuğu delirtirdi. Yine de aptal bir âşık gibi davranmak istemiyordu. Hem âşık değildi zaten, yani o ve aşk kelimeleri yan yana durunca bile absürt kaçıyordu. Kimi kandırıyordu ki? Belki de artık bazı maneviyatlara inanma ve değer verme vakti gelmişti. Şöminenin başından kalktı ve çocuğun kokusunu takip etti: Kütüphane. Eğer laubalilik yapma fırsatı olsaydı, yine onu korkuturdu ve dakikalarca gülerdi. İç geçirdi, o zaman her şey çok daha kolay olurdu.  


Bir süre çocuğu öylece izledi. Gözlerindeki siniri göz ardı etmek mümkün değildi. Ve Katarzyna o kadar çok üstlenmek istemişti ki o siniri… Tüyleri ürperiverdi. Boynunu kütürdeterek içeri girdi ve hızlıca çocuğun yanındaki sandalyeye oturdu. Çocuk sonunda onu fark edebildiğinde, bir süre umursamadıysa da sonunda kulaklıklarını çıkarttı. “Biraz konuşabilir miyiz?” diye fısıldadı Kat, kütüphane görevlisi onu sevmiyordu zaten, bir de onunla uğraşamazdı. ‘Seni dinliyorum’ tarzı bir işaret yapan Josh’ın nefreti karşısında afalladı genç vampir. Bu muameleyi hak etmiyordu, hayır, her şey müstahaktı ona. “Yalnız.” Özellikle vurgularken bacakları titriyordu ve bunu nasıl saklaması gerektiğini bilmiyordu. Kalkıp yürümeye başlayan Josh’ı takip ederken, her şeyin güzel gitmesi için dua etmeye başladı. Tanrı da kankası gibi bir şeydi zaten, mutlaka dilekleri gerçekleşirdi(!)


Sonunda duran çocuğun karşısında öylece dikilirken, konuşması gerektiğini hatırladı. “Şey, Josh, ne diyeceğimi gerçekten de bilemiyorum.” Ne düşüneceğini bile bilemiyordu. Tabu kelimeler olan aşk ve kıskançlığı kullanmamak için adeta çırpınıyordu. Ama başka türlü nasıl çıkabilirdi ki böyle bir şeyin içinden? “Isaac göt herifin teki, kanı güzel bile değildi; fakat her gün vampirlerle ilgili yeni şeyler keşfediyorum. Cinsellik bizi güçlendiriyor, kan ihtiyacımız az da olsa azalıyor.” Tabi o günden beri hiçbir cinsel girişimde bulunmadığı gibi bir gerçek de vardı. “Sana gelip, ‘Selam Joshua, sevişmeye ne dersin?’ diyemezdim. İstemediğimden değil, diyemezdim işte. Diyemedim.” Teknik olarak az önce söylemişti. Eğer damarlarında az biraz kan dolaşıyorsa, yanakları kıpkırmızı olmuş olmalıydı. Gözlerini yere dikti ve bir iki adım geriledi, gerçeklerle yüzleşme vakti gelmişti. “Bir yaratığa dönüştüğüm için kendini suçlu hissediyorsun; fakat ben artık kadere inanıyorum Joshua. Bana kanını sundun, sırf kendini suçlu hissettiğin için. O kadar, değil mi? Peki neden şimdi böyle davranıyorsun?”

_________________


Last edited by Katarzyna Dolinska on Sun 18 Nov - 18:20 (2012); edited 3 times in total
Back to top
Joshua Lance Harris
Büyücü
Büyücü

Offline

Joined: 17 Aug 2011
Posts: 108
RP Yaşı: 17
Sihirsel Soy: Safkan
RP Sevgilisi: -
Lakap: Josh, Lance
Quidditch Mevkisi: Arayıcı

PostPosted: Sun 29 Apr - 22:20 (2012)    Post subject: Aptallığı Metal Müzikle Giderme Çabası Reply with quote

Müziğin sesi öyle yüksekti ki yanındaki hareketliliği fark edememişti, fark ettiğinde ise yaşadığı şaşkınlığı saklayabilecek kadar usta bir oyunculuk sergilemişti. Katarzyna ona göre çok farklıydı, bu fark başta onunlayken garip hissetmesine ya da sıkılmasına neden olsa da bir süre sonra ona alışmış ve onunla geçirdiği vakitten zevk almaya başlamıştı. Ayrı geçirdikleri bu süredeyse, şimdi kızı yanında otururken gördüğünde, onu ne kadar özlediğini fark etmişti. Fakat yine de Kat’in bu işi hafife aldığını düşünüyordu, onun için Joshua’da okulda ‘vaktini geçirdiği’ diğer erkeklerden biriydi. Kızı test edercesine bir süre kulaklıklar kulağında bekledi.

“Biraz konuşabilir miyiz?”
Josh, kulaklıkları boynuna indirdiğinde kızın sesi işledi beynine. Yine de gözleri önünde tekrar tekrar canlanan o görüntü karşısında kıza normal bir cevap vermek imkansızdı. Bu yüzden sustu ve soğuk bakan gözlerini sundu kıza sadece. “Yalnız.” Josh, kızın her zamanki umursamazlığının o gün orada olmadığını fark etti. Tedirgin görünüyordu, şaşırmıştı ve aynı zamanda mahcuptu da. Kendine verdiği sözü düşündü, bir daha asla aynı aptallığa düşmeyeceğini. Yine de kızı dinleyecekti. Belki de kafasında her şeyi çözmesine ve bitirmesine yardım edecekti aralarında geçecek olan konuşma. Bu nedenle ayağa kalktı, arkasına bakmadan raflar arasında ilerlemeye başladı. Kimsenin uğramadığı karanlık bir köşeye kadar gitti ve neredeyse rafların arasında kaybolmuş olan küçük aralıktan yukarı kıvrılarak çıkan merdivenleri birkaç basamak tırmandı. Küf ve rutubet kokusu yoğunlaşmıştı, dar ve alçak duvarlar Kat’le arasındaki mesafeyi azaltıyordu. Sırtını duvara yasladı, derin bir nefes verdi ve kızın konuşmasını bekledi.

“Şey, Josh, ne diyeceğimi gerçekten de bilemiyorum.” O da ne duymayı beklediğini bilmiyordu aslında. Ellerini önüne düşen perçemlerinden arkaya doğru geçirdi, dağınık saçları biraz daha dağılırken kıza bakmayı sürdürdü. “Isaac göt herifin teki, kanı güzel bile değildi; fakat her gün vampirlerle ilgili yeni şeyler keşfediyorum. Cinsellik bizi güçlendiriyor, kan ihtiyacımız az da olsa azalıyor. Sana gelip, ‘Selam Joshua, sevişmeye ne dersin?’ diyemezdim. İstemediğimden değil, diyemezdim işte. Diyemedim.” Eğer kızın söyledikleri karşısında hissettiği duygular renkli olsaydı, beyni bir gökkuşağı çorbasına dönüşmüş olurdu. Yüzünün gölgede kadığına seviniyordu, kızaran yanaklarını göstermek istemezdi. Gözlerini kızdan uzağa çevirdi ve yutkundu. Terlediğini hissederken kendine verdiği sözü ne çabuk unuttuğunu fark etti ve o an kıza uzanıp onu kolları arasına alma fikriyle savaşmaya çalıştı. Yine de Kat'in bu söyledikleri onun için özel biri olduğu anlamına gelmiyordu, özellikle onu Max'le ve şu Slytherinli çocukla gördükten sonra.

“Bir yaratığa dönüştüğüm için kendini suçlu hissediyorsun; fakat ben artık kadere inanıyorum Joshua. Bana kanını sundun, sırf kendini suçlu hissettiğin için. O kadar, değil mi? Peki neden şimdi böyle davranıyorsun?”
Uzun süredir hissettikleri, suçluluğu fazlasıyla aşmıştı. Çok daha fazlası vardı adını koymaya korktuğu. Yine de Kat’e kızgınlığı o kadar kolay geçebilecek gibi değildi, bu suçluluktan öte duyguların ortaya çıkma sebebi oydu; kanını verdiği ilk gece Josh’ı öpmüştü. Josh kıza kanını istediği zaman vermeye hazırken kızın açlığını başka erkeklerle gidermesi fazla acımasızdı. Vücudundaki tüm hücreler tekrar öfkeyle dolmaya başladığında yüzünü kıza döndü.

“Dudaklarını uzatan her kızı öper miyim sence? Sana istediğin her zaman kanımı vermeye hazırdım Kat! Sence bu sıradan bir his mi? Ve seni başkasıyla o şekilde görmek… Ne kadar acımasız olduğunun farkında mısın? Sevdiğin çocuğu bir başkasıyla ördüğünü hayal et!”
Bir an durdu, ağzından çıkan kelimelerin farkında bile değildi. Fakat geriye almak için artık çok geçti. Elini yumruk yapıp sertçe duvara geçirdi. “Senin için birini öpmek ya da birlikte olmak anlam ifade etmiyor değil mi? O gece süpürge dolabında beni öperken de yaşadığın şu cinsel içgüdü falandı.” Belki biraz ağır konuşmuştu fakat o an, sinirden gözü dönmüşken bu son düşüneceği şey olmalıydı.

_________________
Back to top
Katarzyna Dolinska
Vampir
Vampir

Offline

Joined: 22 Nov 2011
Posts: 111
RP Yaşı: 21
RP Sevgilisi: Değişken.
Lakap: Kat.

PostPosted: Sun 18 Nov - 18:10 (2012)    Post subject: Aptallığı Metal Müzikle Giderme Çabası Reply with quote

Josh’ın her hareketini takip etmeye koyuldu; fakat zifiri karanlık buna pek olanak sağlamıyordu. Sanki umursamaz tavırlarını Kat’in eski halinden almıştı. Genç vampir, ücra köşedeki merdivenin birkaç basamağını tırmanan büyücüye yaklaşmak için nasıl kuduruyorsa, büyücü de aynı şekilde tüm emellerine zıt çıkıyordu. Sevişme konusunun üstünde durmak onu ciddi anlamda delirtmişti, öyle ki şimdi kirli düşüncelerine sahip çıkamıyor, tam bir sürtük gibi hissediyordu. Belki de tam bir sürtüktü zaten. Fakat yine de Josh’ın buna bozulmasına anlam veremiyordu. Ondan daha fazla kan istemeyerek ona iyilik yaptığını düşünüyordu, bu hırsız polis oyununu hak ettiğini değil.  


Birden öfkeyle dolmuş çehresini Kat’in görebileceği bir açıya çevirdi Josh. Eğer Josh’ın ne kadar yumuşak kalpli olduğunu bilmeseydi şu an korkabilirdi bile. Sesi de en az ifadesi kadar sertti. “Dudaklarını uzatan her kızı öper miyim sence? Sana istediğin her zaman kanımı vermeye hazırdım Kat! Sence bu sıradan bir his mi? Ve seni başkasıyla o şekilde görmek… Ne kadar acımasız olduğunun farkında mısın? Sevdiğin çocuğu bir başkasıyla gördüğünü hayal et!” Son cümleden sonra otomatikman kocaman olan gözlerini kontrol edemiyordu. Joshua Lance Harris, gözde Hufflepuff, onu mu seviyordu yani? Neye şaşıracağını bilemedi: Kat daha önce kimse tarafından sevilmemişti ve Josh gibi biri bir Dolinska kızını asla sevemezdi. Bütün kasları gerilirken onu oracıkta öldürmek istedi.


Yumruğunu duvara geçiren çocuktan da ona âşık olduğu gerçeğinden de nefret ediyordu. Bunu ölene kadar inkâr edebilirdi. “Senin için birini öpmek ya da birlikte olmak anlam ifade etmiyor değil mi? O gece süpürge dolabında beni öperken de yaşadığın şu cinsel içgüdü falandı.” Burun delikleri genişledi, omuzları havalandı. O geceyi iğneyle kasıklarına taşımıştı ve belki de hayatında hiç yalan söylemediği tek gece olan geceyi öylece küçümsemesine katlanamıyordu. “Sen…” Sinirle yumruğunu sıktı. O güzel suratında çürükleri kadar koyu izler bırakabilecek kadar duygusuz olmayı istemeliydi, dudaklarını bir daha tatmayı değil. Sevildiği düşüncesiyle sakinleşti.


“Lance, beni anlamayı dene lütfen. İşler sadece senin için karışık değil. Siktiğimin okulunda son senem; sınavlara çalışamıyorum bile. Şu koluna bak.” Donuk elleri cübbesini buldu, siyah kumaşı dirseğine kadar sıyırdı. Uzun zaman ardından ilk kez gerçekleşen temas onu sarsmıştı. Çocuğun neredeyse bir vampirinki kadar beyaz olan tenini ne kadar çok özlediğini tahmin etmek mümkün değildi. Diş izlerini takip eden parmaklarını durdurur durdurmaz geriledi, ne kadar temas o kadar çok kafa karışıklığıydı ve şu an kafa karışıklığı işini hiç de kolaylaştırmazdı. “Ve okul Lance, gelecek sene son sınıf olacaksın. Okul bitince çok başarılı bir quidditch oyuncusu olacaksın, belki de zirvede bir seherbaz.” İster istemez Josh’ı bir quidditch yıldızı olarak hayal etmişti. Sanki Hogwarts cadıları yetmezmiş gibi tüm büyücü dünyasında bir ton hayran! Derin bir nefes aldı. 


“Benim ne yapacağım belli, Polonya’ya döneceğim, ablam Patrycja’nın yanına.” Devamını söyleyip söylememekte kararsızdı; fakat Josh’ın, samimiyetine inanması gerekiyordu ve bunun için her şeyi yapardı. “Avrupa ülkelerinde fahişelik yaparak para kazanıyor.” Aslında Patrycja’nın işi çok da kötü sayılmazdı. Fantezi oyuncakları sayesinde birkaç adamı yatağa bağlayıp kaçmış, birkaçını da bayıltmıştı. Sadece striptiz yaparak bile paraya para demiyordu. Üstelik müşterileri tüm masraflarını karşılıyordu. Patrycja’ya nazaran çok da kıvrımlı bir vücut sahibi olduğunu da göz önünde bulundurursa, Kat pekâlâ gül gibi geçinebilirdi. Üstelik cinsellik onun kan isteğini de bastıracaktı. Mükemmel bir plan gibi görünüyordu; fakat karşısındaki çocuğa o kadar bağlanmıştı ki bunların hiçbirini yapamayacağının farkında değildi. “Ve durumu gayet iyi. Konu ben değilim Joshua, sensin. Derslerdeki performansını düşürdüğümü ve seni çok yorduğumu biliyorum. Artık buna bir son vermeliyiz.”

_________________
Back to top
Joshua Lance Harris
Büyücü
Büyücü

Offline

Joined: 17 Aug 2011
Posts: 108
RP Yaşı: 17
Sihirsel Soy: Safkan
RP Sevgilisi: -
Lakap: Josh, Lance
Quidditch Mevkisi: Arayıcı

PostPosted: Sun 18 Nov - 23:29 (2012)    Post subject: Aptallığı Metal Müzikle Giderme Çabası Reply with quote

 “Sen…” Sesi oldukça sinirli geliyordu Kat'in. Josh son söylediklerinde ileriye gittiğini biliyordu fakat kontrol etmekte epey zorlandığı öfkesi daha nazik bir konuşmaya izin vermiyordu işte. Bu küçük merdiven aralığında fazlasıyla yakındılar ve kızın sinirle hızlanmış nefesini duyabiliyordu. Aklının küçük bir köşesi ona her şeyi daha fazla berbat etmeden kıza olan öfkesini unutmasını söylüyordu ancak Josh kolay kolay affetmeyecekti, o görüntüler aklındayken istese de affedemezdi.

Çok kısa bir sessizlik oldu, Kat sakinleşmiş gibiydi. Onu neyin sakinleştirdiğini düşündü Josh kız konuşana kadar. “Lance, beni anlamayı dene lütfen. İşler sadece senin için karışık değil. Siktiğimin okulunda son senem; sınavlara çalışamıyorum bile. Şu koluna bak.” O anda kızın koluna dokunan elleriyle irkildi, güçlü fakat aynı zamanda çekingen bir dokunuştu bu. Kat sıyrılmış cüppesinin açıkta bıraktığı diş izleriyle dolu koluna dokunurken midesinden başına doğru yükselerek çıkan bir çalkalanma hissetti. Kızın soğuk tenine duyduğu hasret tüm vücudunu ele geçirmişti o küçük dokunuşla. Birbirlerine yaklaştıklarını, kız aniden kolunu bırakıp uzaklaştığında fark etti.  “Ve okul Lance, gelecek sene son sınıf olacaksın. Okul bitince çok başarılı bir quidditch oyuncusu olacaksın, belki de zirvede bir seherbaz.”

Josh, kızın söylediklerini düşündü, ailesi her zaman bir seherbaz olması gerektiğini söylemişti ancak çocuğun aklında her zaman Quidditch vardı. Düşünceleri istemediği yönde ilerlemeye başladığı sırada kıza döndü tekrar. “Benim ne yapacağım belli, Polonya’ya döneceğim, ablam Patrycja’nın yanına.” Ablasını hiç duymamıştı Kat'in, gerçi onu ne kadar tanıyordu ki? Kız kendi hakkında bir şeyler anlatmak konusunda oldukça ketumdu. Yine de Josh onu bu şekilde kabul etmişti, ona bu şekilde alışmıştı ve ondan hiçbir şey beklemeden her şeyi yapmayı da göze almıştı ona kanını verirken.  “Avrupa ülkelerinde fahişelik yaparak para kazanıyor. Ve durumu gayet iyi. Konu ben değilim Joshua, sensin. Derslerdeki performansını düşürdüğümü ve seni çok yorduğumu biliyorum. Artık buna bir son vermeliyiz.”

Yüzünü elleri arasına aldı bir süre için, düşüncelerini toparlamaya ihtiyacı vardı. Buna son vermek mi? Ellerini saçlarından geçirdi ardından, sırtını yasladığı duvardan kaldırdı ve ellerini kızın omuzlarına koyarak onu duvara yasladı. "Bu yanlış," diye başladı kafasına bir anda yayılmış düşünceleri sözlere dökebilmek için bir anlığına sustu. "Yanlış düşünüyorsun Katarzyna. İstemediğin şeyleri yapmak zorunda değilsin, bunun farkına varmalısın. Her istediğini yapabilecekken kendini sınırlıyorsun." Sanki kızın beyninin içini görüyor gibiydi, eğer bu kadar karanlık olmasaydı Katarzyna Josh'ın büyük mavi gözlerinin kızınkileri hedef aldığını görebilirdi. "Hayatını kendi seçimlerin belirler, başkasınınki değil. Derslerimin düşmesi benim seçimim, ileride ne olacağım, ne yapacağım da. Sana kanımı vermek benim seçimimdi Kat ve buna son vermemiz gerektiğini düşünmüyorum." Josh'ın seçimi Katarzyna'ydı. Kıza doğru eğildi yavaşça, burunları birbirine dokundu, kızın nefesi dudaklarını yalıyordu şimdi. Fakat tam onu öpeceği sırada aklında tekrar o gece belirdi, Kat ve Slytherinli çocuk.

Sinirle elini duvara vurup geriledi. "Agh! O çocuğu öldüreceğim!" Belki kızı affetmişti ama o çocuk ortalıkta gezinip gözüne takıldığı sürece içten içe kuduruyor olacaktı Josh. Ve biliyordu ki çocuğun yakasına yapışmamak için çok da zorlamayacaktı kendini. Bir güzel yüzünü dağıtabilirdi, evet bu iyi fikirdi.

_________________
Back to top
Katarzyna Dolinska
Vampir
Vampir

Offline

Joined: 22 Nov 2011
Posts: 111
RP Yaşı: 21
RP Sevgilisi: Değişken.
Lakap: Kat.

PostPosted: Sat 6 Dec - 23:34 (2014)    Post subject: Aptallığı Metal Müzikle Giderme Çabası Reply with quote

Dolinska sık sık nefes darlıklarına maruz kalırken Hufflepuff’ın tepkilerinden çekindiğini anlamak onu sarstı. Her türlü otoriteyi reddeden gerçek bir anarşi sembolüydü o, tertemiz kalpli bir hanım evladı düşkünü değil. Kendine asla kızmaz ve hiçbir sorumluluğu üstlenmezdi çünkü bunu yapacak birileri hep olurdu. Son zamanlardaysa Josh bu kontenjanı fazlaca açık bırakmış olacaktı ki Kat hem mecaz hem de gerçek anlamda büyük bir açlık duyuyordu. Sıska parmaklarının parlak saçlarını turlamasını seyretti Katarzyna, tadını çıkara çıkara. Onu yalnızca böyle izleyerek birkaç asır geçirebilirdi. Bütün düşünceler tek bir soruda birleşiyorlardı: Joshua, Katarzyna için güzel bir yüz müydü yoksa fazlası mı?

Beni seviyor. Gelin görün ki körpe vampirin aklında başka bir şey yoktu. Yeni bir dünya savaşı başlasaydı dahi aklı daha meşgul olamazdı. Ellerini omuzlarında hissedince kendine gelir gibi oldu. “Bu yanlış.” dedi Joshua ona, sanki hayatında giden doğru bir şey varmış gibi. Zihnini okumuşçasına sustu. Sükunet asla doyamadığı bir şeydi; Joshua yanındayken, asla. “Yanlış düşünüyorsun Katarzyna. İstemediğin şeyleri yapmak zorunda değilsin, bunun farkına varmalısın. Her istediğini yapabilecekken kendini sınırlıyorsun.” Onu bir aziz olarak görmekte sakınca yoktu, nasılsa ondan daha iyisine rastlayabileceğini düşünmüyordu. Ağzından çıkan kelimeler topluluğunun doğruluğuna tüm kalbiyle inanmak istedi Kat. Terk etmekten haz duymadığı melankoli buna müsaade etmiyordu. Tok sesi beynini delercesine devam etti. “Hayatını kendi seçimlerin belirler, başkasınınki değil. Derslerimin düşmesi benim seçimim, ileride ne olacağım, ne yapacağım da. Sana kanımı vermek benim seçimimdi Kat ve buna son vermemiz gerektiğini düşünmüyorum.” O bir bereket tanrısı olmalıydı, belki de bir peygamber. Bu okuldaki herhangi biriyle aynı ırktan olduğuna inanması mümkün değildi.

Büyücünün başı kendisine doğru eğilince onu huzursuz ederken tüm benliğini sarsan şey oldu yine. Herhangi bir büyücüyle hemen atlayacağı, mühim görmediği prosedürler ne büyük önem kazanmıştı şimdi! Burunları birbirine değerken dudakları gerildi, onun yerinde olsaydı kendini asla affetmeyeceğini düşündü. Çok da farklı olmayacaklardı ki Joshua aniden geriledi ve elini duvara vurdu. Şaşırmak artık onun için eski bir alışkanlık olduğu için tepki veremese de büyük hüsrana uğramıştı. Yine de cinsellik yüzünden yaşadıkları bu gerginliği libidosunun altını çizerek atlatamayacaklarını biliyordu.

“Agh! O çocuğu öldüreceğim!” Enfes ifadesinin keyfini büyük bir gülümsemeyle sürmekten bir saniye bile pişmanlık duymazdı ama nasıl olduğunu bilmediği bir şekilde renk vermedi. Isaac gibi birini öldürerek topluma istemeden de olsa büyük bir yarar sağlamış olacağını ona söylemek, muhtemelen onu bunu gerçekten yapmaya ikna etmek olurdu. Bu ilişkiye ya da adı-her-neyseye bir katil yeter de artardı. “Sinirini benden çıkarmaya ne dersin?” Sol kaşı hafifçe kalktı. Ne söyleyeceğini bilemediği zamanlarda işi hep sekse vururdu ve normalde işe yararken, şimdi Joshua’nın gazabından çok korkuyordu. Toparlamaya çalıştı. “Josh, ben koca bir aptalım.” Önceki lafına istinaden dudakları tekrar aralandı. “O gece bir sürü duyguyu bir anda yaşadım ama Joshua, inan ya da inanma seni öperken yaşadığım şey cinsel içgüdü falan değildi.” Pür minnet ve sevgiydi.

_________________
Back to top
Joshua Lance Harris
Büyücü
Büyücü

Offline

Joined: 17 Aug 2011
Posts: 108
RP Yaşı: 17
Sihirsel Soy: Safkan
RP Sevgilisi: -
Lakap: Josh, Lance
Quidditch Mevkisi: Arayıcı

PostPosted: Sun 7 Dec - 14:08 (2014)    Post subject: Aptallığı Metal Müzikle Giderme Çabası Reply with quote

“Sinirini benden çıkarmaya ne dersin?” Josh beynine çarpan şaşkınlığın yüzüne yansımasını engelleyemedi. İki kaşı havada, kan sıkıntısı çeken solgun dudakları hafifçe açılmış, ne diyeceğini bilememişti bir an. Kat bu şaşkınlığını görmüş olacaktı ki çocuktan önce davrandı. “Josh, ben koca bir aptalım.” Aptal olan sen değilsin... Sevdiği kız böyle bir teklifle geldiğinde verdiği tepkinin bu şekilde olmaması gerekirdi. Yine de hazırlıksız yakalanmıştı, elbette Kat'i arzuluyordu. On yedi yaşında sağlıklı her erkek gibi Kat uzun süredir onu rüyalarında rahat bırakmıyordu. Ne yazık ki sorun bu değildi, düğüm olmuş düşünceleri onları işledikçe yavaş yavaş çözülüyordu. Josh'ın aklını karıştıran korku ve deneyimsizlikti. Kıza istediklerini yaşatamamak, yetersiz kalmak... Kendini her defasında o herifle kıyaslamak...

“O gece bir sürü duyguyu bir anda yaşadım ama Joshua, inan ya da inanma seni öperken yaşadığım şey cinsel içgüdü falan değildi.” Josh'ın kızın omuzlarına koyduğu elleri yavaşça aşağı doğru kayarak kızın soğuk ellerini buldu. Parmakları kısa bir an için birbirine dolandı, ardından bir kaç adım gerileyerek kızdan uzaklaştı Josh. Sırtını karşı duvara yasladı. Gözlerini kıza dikti. Koridoru aydınlatan loş ışık yüzünün yarısını karanlıkta bırakıyordu. Kızın keskin bakışlarından aşağıya doğru kaydırdı gözlerini. Minik burnuna, dolgun dudaklarına, ince uzun boynuna... Ezbere bildiği çizgiler, hiçbir şeyi umursamadan kıza oracıkta sahip olmayı arzulatan o çizgiler... Fakat bundan daha fazlasıydı Josh için, her şeyi arap saçına döndüren o lanet duygular Josh'ın pervasızca hareket etmesini engelliyordu, karşısındaki kızın ne kadar güçlü görünse de en az kendisi kadar kırılgan olduğunu bağırıyordu beynine.

"Sana inanmak istiyorum," diye mırıldandı sonunda. "Fakat istediklerim bundan çok daha fazla Kat." Gözlerini yerden kaldırdı, bakışları kızınkileri deliyordu şimdi. Bakışlarındaki kararlılık içindeki korkuyu neyseki dışarı geçirmiyordu. "Bir kere söyledim. Kesinleşmesi için bir kez daha söyleyeceğim." Sırtını duvardan kaldırdı ve kıza doğru birkaç adımla yaklaştı."Seni seviyorum."

Gözlerini kızdan başka yana çevirdi. "Bu şekilde olmamalıydı, bu şekilde hissetmemeliydim. Üzgünüm. Senden daha fazlasını istediğim için." Tekrar kıza döndü ve derin bir nefes alarak tekrar dudaklarını araladı. "Buna başlarken senden hiçbir şey talep etmedim, şuan talep etmeye de hakkım yok biliyorum. Ama... Ama o çocuk ve sen... O günden beri gözümün önünden gitmiyor."

Aldığı nefesi bir anda hızlıca verdi. "Karar ver. Kararın ne olursa olsun istediğin zaman kanımı vereceğim, sözümü tutmaya devam edeceğim." Başını yere eğip parmaklarıyla şakaklarını ovuşturdu kafasındaki görüntüyü atmaya çalışırcasına. "Sadece bu şekilde yapabileceğimi sanmıyorum. Eğer bana daha fazlasını veremeyeceksen, bunu bilmek istiyorum." Eğer kızdan bir karşılık almayacaksa sınırları ve limitleri belirlemek onun için çok daha iyi olacaktı. 

_________________
Back to top
Katarzyna Dolinska
Vampir
Vampir

Offline

Joined: 22 Nov 2011
Posts: 111
RP Yaşı: 21
RP Sevgilisi: Değişken.
Lakap: Kat.

PostPosted: Sun 7 Dec - 18:58 (2014)    Post subject: Aptallığı Metal Müzikle Giderme Çabası Reply with quote

Elleri birbirini bulunca Kat kendini nefesini tutarken buldu. Soğuk ellerinin onu rahatsız edebileceği aklına geldi, çekinerek parmaklarını okşadı. Saniyelik bir huzura erişmişken Joshua kendini geri çekti ve karşıdaki duvara yaslandı. Gözlerinin üzerinde dolandığını hissedebiliyordu. Büyük bir muallaktaydı: Bir yanı ölene dek böyle kalabileceğini düşünürken diğeri buna katlanamıyordu. Genç büyücünün dilini dilinde, sıcacık elleriniyse belinde hissetmek istiyordu. Onu sadece henüz bir türlü seks yapamadıkları için radarından çıkarmadığı düşüncesi Kat’i pek rahatlatıyordu.

“Sana inanmak istiyorum.” Sesi bir mırıltı halindeydi. Kulaklarının hep işitmek isteyeceği bir mırıltı. “Fakat istediklerim bundan çok daha fazla Kat.” Biraz daha açık olabilmesini diledi Katarzyna, öbür türlü zihni bunu yalnızca seksüel olarak algılayacaktı. “Bir kere söyledim. Kesinleşmesi için bir kez daha söyleyeceğim.” Kendisine doğru yaklaşırken vücudundaki kaslar yadsınamaz bir şekilde gerildi. “Seni seviyorum.” Ve işte oradaydı. On sekiz yıllık hayatında bir gün birinden duyup duyamayacağını merak ettiği, en az Hogwarts kadar büyülü iki kelime. Midesindeki asit oranı yüzde bin iki yüz olurken ne diyeceğini bilemedi.

Her güzel an gibi bunun da sona ermesi pek zaman almadı. Sanki az önce söylediklerini yok sayarmışçasına gözlerini başka yere çekti. Katarzyna hem onun güzel damarlarını parçalamak hem de hiç aşina olmadığı bir duyguyla kolları arasında kaybolmak. Aklına bu kan alışverişlerini ilk yaptıkları gece geldi, Joshua’nın alnını omzuna dayayışı... Acaba bir daha hiç o kadar güzel olabilecek miydi dünya, merak ediyordu. “Bu şekilde olmamalıydı, bu şekilde hissetmemeliydim. Üzgünüm. Senden daha fazlasını istediğim için.” Gerçekten de bu şekilde olmamalıydı, Katarzyna gibi birisi sözlüğüne yeni kavramlar eklemekten hoşlanmazdı. “Buna başlarken senden hiçbir şey talep etmedim, şuan talep etmeye de hakkım yok biliyorum. Ama... Ama o çocuk ve sen... O günden beri gözümün önünden gitmiyor.” Asla orgazm olabildiği bir seksten pişmanlık duyabileceğini düşünmezdi o ve şimdi, yaptığı her bir seks için kendine lanet ediyordu. “Karar ver. Kararın ne olursa olsun istediğin zaman kanımı vereceğim, sözümü tutmaya devam edeceğim.” Parmakları şakaklarını turlarken Kat anlamaya çalışıyordu. “Sadece bu şekilde yapabileceğimi sanmıyorum. Eğer bana daha fazlasını veremeyeceksen, bunu bilmek istiyorum.”

Ne yani, bu bir teklif miydi? Midesinden yukarı doğru yükselen şeyi yutkunarak yok saymayı denedi. Ne diyebilirdi ki? Ömründe hiç böyle şeylere bulaşmamışken öylece bir ilişkiye başlayabileceğini mi? Elbette onu kaybetmek istemiyordu fakat bundan daha çok istemediği bir şey varsa o da ona yalan söylemekti. “Joshua ben...” Seni seviyorum. “Korkuyorum.” Neredeyse bir aslan kadar cesur olan vampir bile ağzından çıkanlara şaşırdı. Gözlerini çocuğun gözlerine sabitlerken zorlandı, boğazının düğümlendiğini hissediyordu. “Bugüne dek beni seven kimse olmadı, acındırmak için söylemiyorum, beni tanıyorsun. Merak ettiğim şey şu: İstediğinde istediğin bir cadıyı elde edebileceğini ikimiz de biliyoruz. Peki neden beni seçtin?” Şikayetçi miydi, haşa, yine de beynini kemiren soruyu sorması gerekiyordu nihayetinde. Bencillikte rakip tanımaz, her şeye burun kıvıran bir vampir, Katarzyna Dolinska gibi birini neden isteyebileceğine aklı ermiyordu. Karşısındaki başka biri olsaydı etkileyici faktörün kıvrımları olduğunu pekala düşünebilirdi. Gözlerinin dolduğunu fark etmek onu hiç rahatlatmamıştı. Yaşlarını yerine geri itmeyi denerken sesi titredi. “Söyle bana Josh, bunu bilmem gerek.” Ve bir damla yanaklarından süzüldü. “Lütfen.”

_________________
Back to top
Joshua Lance Harris
Büyücü
Büyücü

Offline

Joined: 17 Aug 2011
Posts: 108
RP Yaşı: 17
Sihirsel Soy: Safkan
RP Sevgilisi: -
Lakap: Josh, Lance
Quidditch Mevkisi: Arayıcı

PostPosted: Sun 7 Dec - 21:14 (2014)    Post subject: Aptallığı Metal Müzikle Giderme Çabası Reply with quote

“Joshua ben... Korkuyorum.” Kat'ten bu tepkiyi beklememişti. Onu herhangi bir şeyin korkutabileceği aklının ucundan bile geçmezdi. Yine de bu, Kat'in başından savmayacak kadar önemsediğini gösteriyordu her ne kadar bir şeyler hissetmekten çekinse de. “Bugüne dek beni seven kimse olmadı, acındırmak için söylemiyorum, beni tanıyorsun. Merak ettiğim şey şu: İstediğinde istediğin bir cadıyı elde edebileceğini ikimiz de biliyoruz. Peki neden beni seçtin?” Gözleri bir anda açılırken bu sorunun da kızdan beklediği cevaplar arasında olmadığını fark etti.  “Söyle bana Josh, bunu bilmem gerek. Lütfen.”

Kat'i ilk defa böyle görüyordu. İçinde bir şeylerin parçalandığını hissederken eli düşünmeden kızın yanağını kavradı. Başparmağı yavaşça dökülen tek damla yaşı sildi kızın soğuk yanağından. Kıza doğru birkaç adım daha atarak yaklaştı, diğer eli de kızın yüzüne uzandı."Bunu kendine yapma," dedi fısıldarcasına, sesi yatıştırıcı bir sakinliğe bürünmüştü, yine de yüzü az önceki kararlılığını koruyordu. "Kendini küçük görme, bundan çok daha fazlasını hak ediyorsun."

Kızın başını çevirmesine izin vermeden gözlerini gözlerinde tuttu. "Sadece güzel bir bedenden ibaret olsan seni seçmezdim. Hayır... Seçmek yanlış kelime. Sana çekiliyorum sanki. Bana seçme hakkı tanınmamış gibi. Özgürlüğün başımı döndürüyor, bakışlarından ruhunu görebildiğimi hissediyorum ve Kat, düşündüğün gibi karanlık değilsin; gözlerimi alıyorsun. Vurdumduymaz görünsen de önemsediğini biliyorum. Yapaylıktan uzak tepkilerinin içten olduğunu da. Bana dokunan soğuk teninin altında paylaşmak istemediğim büyük bir ateş yandığını da..." O an kızın dudaklarından kendini zor uzak tutuyordu. "Ben de korkuyorum, daha önce başka biri için bu kadar güçlü duygular hissetmemiştim. Bunlardan kaçamamak beni korkutuyor. Senden karşılık alamamak..." Hislerini dile getirmek kolay değildi; ancak saklamak bu kadar acı vermeye başlamışken kendini daha fazla tutamamıştı.

Kızın daha fazla üzerine gitmek istemiyordu, her ne kadar kızın dolgun dudaklarını arzulasa da alnından öptü yavaşça, dokunsa kırılabilecekmiş gibi. Dudakları kızın tenini terk ederken yanaklarına çıkan kanı hissetti, yüzündeki rengi kızdan saklamak için başını yana çevirip kızdan uzaklaştı. "Senden hemen bir cevap beklemiyorum, kararını vermek için istediğin kadar düşünebilirsin." Tüm bu olanlar üzerine Kat'in onu boş yere oyalamayacağından emindi. Yanaklarına hücum eden kan aklına kızın açlığını getirmişti. Kız her ne kadar o herifin kanından bahsetmiş olsa da görüşmedikleri süre boyunca yeteri kadar beslenmediğine emindi. "Aç olmalısın," diye mırıldandı kızı elinden tutup onları kimsenin görmeyeceği bir süpürge dolabı ya da boş bir sınıf aramaya başladı.

_________________
Back to top
Contenu Sponsorisé






PostPosted: Today at 15:40 (2018)    Post subject: Aptallığı Metal Müzikle Giderme Çabası

Back to top
Display posts from previous:   
Post new topic   Reply to topic    Peron 9 3/4 Forum Index -> Hogwarts Cadılık ve Büyücülük Okulu -> IV. Kat -> Kütüphane All times are GMT + 2 Hours
Page 1 of 1

 
Jump to:  

Index | Administration Panel | Create own forum | Free support forum | Free forums directory | Report a violation | Conditions générales d'utilisation
HalloweenOclock © theme by larme d'ange 2006
Powered by phpBB © 2001, 2005 phpBB Group