Peron 9 3/4 Forum Index
Peron 9 3/4

 
Peron 9 3/4 Forum IndexFAQSearchRegisterLog in

:: Parisa'nın Yatak Odası ::

 
Post new topic   Reply to topic    Peron 9 3/4 Forum Index -> Diğer Büyücü Yaşam Alanları -> Los Angeles -> No:20, Zerahe Melabe
Previous topic :: Next topic  
Author Message
A. Parisa Vashti
Büyü Sanat Tarihi ve Drama Profesörü / Ressam
Büyü Sanat Tarihi ve Drama Profesörü / Ressam

Offline

Joined: 09 Aug 2011
Posts: 23
Féminin
RP Yaşı: 38
Lakap: Gavey
Özel Yetenek: Sentissant
Patronus: Çatal Boynuzlu Geyik

PostPosted: Wed 10 Aug - 20:50 (2011)    Post subject: Parisa'nın Yatak Odası Reply with quote


_________________
Back to top
Publicité






PostPosted: Wed 10 Aug - 20:50 (2011)    Post subject: Publicité

PublicitéSupprimer les publicités ?
Back to top
A. Parisa Vashti
Büyü Sanat Tarihi ve Drama Profesörü / Ressam
Büyü Sanat Tarihi ve Drama Profesörü / Ressam

Offline

Joined: 09 Aug 2011
Posts: 23
Féminin
RP Yaşı: 38
Lakap: Gavey
Özel Yetenek: Sentissant
Patronus: Çatal Boynuzlu Geyik

PostPosted: Wed 10 Aug - 21:00 (2011)    Post subject: Parisa'nın Yatak Odası Reply with quote


ALIŞAMAMAK

 

Koşarak çıktım merdivenleri. bana, hayatıma öylesine tanıdıktı ki bu merdivenler. Yaşamımın küçük ama çok anlamlı o kısmı tamamen bu evde geçmişti. Üzüntülerim sevinçlerim acılarım ve hayal kırıklıklarım hepsi bir solukta aktı geçti gözlerimin önünden. Başımı o tarafa ‘onun’ evinin durduğu tarafa çevirmemek için büyük bir çaba harcadım. Kendime dedim ki ‘parisa bu saçma ve çocukçaydı unut artık onu’ Ama öyle ha diyince unutulmuyordu ki. Bu paradoksun-acı paradoksun-başı kesinlikle oydu.

 Anahtarı yuvasına soktuğumda içimde belli belirsiz duygular vardı. Korkuyordum sanırım hissettiğim yegane duygu buydu. Kapı önümde tüm ihtişamıyla açıldı. Burnuma gelen ‘ev kokusu’ korkumu biraz olsun dindirmişti. Hayatımın o kısmı gibi tozluydu evin içi Amcam Zafir yıllar önce ölmüştü. Artık bu evde canlı olan hiçbir şey yoktu. Anılar hariç...Anılar asla ölmez ve yok olmaz. Keşke keşke hafızamın belirli kısımlarını silecek bir büyü olsaydı. İlk bu evden başlardım. Feliciayı ilk kucağıma aldığım günü koyardım onun yerine, kaybettiğim günü ise sonsuza dek silerdim.

 

Hayat bazen çok ironik oluyor. Elimde ki Çantayı yere bıraktığımda fark etmiştim bunu. Hayatta hepi topu tüm mal varlığım bu çantadaydı ve tabi tüm manevi varlığımda bu çanta kadardı. Derin bir nefes alıp eve girdim. Benimle beraber küçük kızımda girdi kapıdan. Üzerinde gitmeden önce giydiği pembe elbisesiyle,içeri koştu. küçük ayaklarının döşemede çıkarttığı sesi duyuyordum ve tabi neşeli kahkahasınıda. Kendi etrafında bir kez dönüp bana bakarak gülümsedi. Ahh Felicia seni öyle çok özledim ki...Keşke son bir kez seni kucağıma alabilseydim. Ama o zaman Ölüm ikimizi beraber götürmek zorunda kalırdı yanında. Çünkü seni asla asla bırakmazdım Minik serçem...

 

Eve girip kapıyı kapattığım o an Felicia’nın hayalide yok oldu. Yapa yalnız kalmıştım. Ev karanlık ve soğuktu. Los angelas bu mevsimde soğuk olmazdı evet ama üşüyen bedenim değil ruhumdu. Bu asla dinmeyecek bir donma halinin başlangıcıydı. Yavaşça gezdim tüm odaları. Eski yatak odama girdiğimde gülümsedim farkında olmadan. Çünkü gitmeden önce bıraktığım gibiydi. Zarif Amca odaya hiç dokunmamıştı. Çalışma masasının üzerinde duran kağıtlardan kapağını açık bıraktığım pilot kaleme kadar her şey aynıydı.

 

Boy aynamın önünden geçerken Küçük kızımı bir kez daha gördüm. Ama o artık bendim kendime bakar gibi baktım kızıma. Oda kendine bakar gibi baktı bana. Başımı çevirip pencereye gittim. Yine onun evine bakmamaya çalışarak perdeleri araladım. İçeri biraz hava girsin diye camları açtım. Temiz hava odaya dolarken ev kokusunun dışarı çıkmasını istedim fakat öyle olmadı. Koku hala buradaydı...

 

Çantamı açıp çalışma masasının üzerine bir resim koydum. Resimde Harvey ve ben gülümseyerek objektife bakıyorduk sonra felicia bir anda ortamıza oturdu. İkimizde gülerek kızımıza sarıldık. Bu hareketler sonsuz bir tekrar içinde devam ederken resme bakmamaya çalıştım. İnsan bazı şeylere asla alışamıyor doğrusu, kaybetmek bunlardan biri.

 

Eşyalarımı dolabıma-eski dolabıma-yerleştirirken odanın camında işittiğim bir sesle irkildim. Küçük ama çok küçük bir an Bu sesin camıma atılmış bir taş olacağını düşündüm. Walterın hayali gözümün önünde canlandı. Henüz genç olan Walterdı hayalimde ki. İlk karşılaştığımız günde ki Walter, Beni terk eden Walter değil. Ama bu düşünceyi hemen beynimden kovaladım. Çünkü bu imkansızdı...

 

Cama gidip baktığımda hiçbir şey göremedim. Kulaklarım bana oyun oynuyordu anlaşılan. Bu duruma alışıktım. Felicia’yı kaybettikten sonra birkaç yıl boyunca geceleri uyanıp odasına koşardım. Çünkü yatağında ağladığını çığlık attığını duyardım. Kabus gördüğünü düşünerek koşardım. Ama odaya girdiğimde yatağın bozulmamış olduğunu görür ‘gerçekle’ yüz yüze gelirdim. Sonra oturup ağlardım. Harvey yanıma gelip beni kollarına alana kadar ağlardım. Bazen bu hemen olurdu Bazense sabaha karşı “geçti Parisa” derdi. Ama bu koca bir yalandı, Geçmiyordu Yaşadığınız sürece hissediyordunuz. Ve evet insanın alışamadığı şeylerden biride bu...

 

Eski yatağıma uzanıp Felicia’nın hırkalarından birine sarıldım. Hala kızım gibi kokuyordu. Gözlerimi kapattım. Ve uykunun beni alıp götürmesine izin verdim.

_________________
Back to top
Contenu Sponsorisé






PostPosted: Today at 01:06 (2018)    Post subject: Parisa'nın Yatak Odası

Back to top
Display posts from previous:   
Post new topic   Reply to topic    Peron 9 3/4 Forum Index -> Diğer Büyücü Yaşam Alanları -> Los Angeles -> No:20, Zerahe Melabe All times are GMT + 2 Hours
Page 1 of 1

 
Jump to:  

Index | Administration Panel | Create own forum | Free support forum | Free forums directory | Report a violation | Conditions générales d'utilisation
HalloweenOclock © theme by larme d'ange 2006
Powered by phpBB © 2001, 2005 phpBB Group